< AGABEY - Blogcu - Sayfa 2 agabeyim61



SiTEYE HOS GELDiNiZ

SiTEYE HOS GELDiNiZ

www.agabeyim61.blogcu.com


Arama Add to any service Powered by MyPagerank.Net Powered by MyPagerank.Net

GENELKURMAYDAN MUHTIRA!

GENELKURMAYDAN MUHTIRA!

 

Genelkurmay Başkanlığı son günlerde yaşanan olaylarla ilgili bir açıklama yaptı.

28.04.2007 20:34

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorunun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumda olduğu belirtildi. Açıklamada, ''Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk
Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir'' denildi.


İŞTE GENELKURMAY'IN O AÇIKLAMASI:


Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

 

 

      Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

      Bu bağlamda;

      Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

      22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

      Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

      Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

      Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

      Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

      Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

      Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

      Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

      Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

      Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

      Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

MALATYA CİNAYETİ DİNCİ DEĞİL FAŞİSTTİR

MALATYA CİNAYETİ DİNCİ DEĞİL FAŞİSTTİR

 

Faşizm şu anda irticadan daha büyük tehlikedir.

 

Hrant Dink cinayetinin ucu Trabzon’da cıktığında suçluyu İsrail’de CİA'de arayıp da mikrobun bu coğrafyadaki kökenini ıskalayan işkembe-i kübracıların isimleri tek tek aklımda.

 O günlerde bunları uyarıp Trabzon’daki faşist oluşumun soliter bir vaka değil tam aksine bazı vilayetlerimizde özellikle Malatya ve Elazığ gibi tutkulu coğrafyalarda cok derin olduğunu vurgulayarak “ülke doktorlarını” bunu teşhise ve tedaviye çağırmıştım. “Malatya ve Elazığ’da sokaklarda en az 5 bin Ogün Samast var” demiştim.

 Bunu ıskaladılar..

 Çünkü kafayı irticaya takmış durumdalar.. ‘’Her kim ki Tayip Erdoğan’a, irticaya karşıdır ise o iyidir” diye hesap yaptılar.. Oysa irticaya karsı olan liberaller de var faşistler de vardı aramızda.. Herkesi aynı cepheye ittiler. Anti-irtica cephe..

 Diğer yandan 25 sene şehitlerin acısıyla kavrulmuş ülke vatandaşını farkında olmadan Batı’ya karsı da kışkırttılar. Batı aleyhtarlığı, “kanı yerde kalmayacak” ikliminin 'by productı” olarak sinsi sinsi yerleşti damarlarımıza.

 Şimdi hayretle Malatya’daki katil çocuklara bakıp “ya bu çocuklar nasıl böyle oldu” diyorlar.

 Yahu siz onları salak yaptınız.

 Diyeceksiniz ki “kardeşim peki pkk ile mücadele mi etmeseydik”

 Edeceksin tabii. Ama başarılı olacaksın. 25 sene savaş mı olurmuş?

 Hem hala savaşıyoruz, şehitlerimizin acısıyla yanıyoruz. Hem de onunla mücadele ederken içeride batı aleyhtarı vampirler yaratıyorsunuz. Türkiye’yi getirdiğiniz duruma bakın? Orhan Pamuk Nobel alıyor Kerinçsiz diye bir adamın peşine düşüp sevinemiyorsunuz bile…

 Bu işi beceremediniz…

 Türkiye’nin bekası ve toprak bütünlüğü benim içim esastır. Vazgeçemezsin. Hem pkk'yı yeneceksin, hem de bana yeni iç tehdit yaratmayacaksın. Yağlı saçlı post-modern faşistlerin bu ülkeye son iki senede en az bölücübaşı kadar zarar verdiğini algılayacaksın. Her “şehitlerin kanı yerde kalmaz” diyeni seninle aynı cephede sanmayacaksın. Büyük düşünüp büyük yapacaksın.

 Ben vatandaşım. Türkiye’nin bekası benim için esastır. Elin Amerikalısı mademki petrol için ta okyanus ötesinden gelip benim arka bahçemde oyun çeviriyor. Sen neden o zaman orada değilsin? Petrol madem bu kadar değerli de  Amerikalı İngilizi gelip elini pisliğe sokuyor. Senin elin neden o pislikte değil. Ben seni çekinceli kal diye mi bağrıma basıyorum.

 Ben vatandaşım

 Başarıyı desteklerim, başarısızlığın da hesabını sorarım..

 Kazanan tarafta sen de olacaksın.

 Türkiye’nin sonsuza kadar bekası esastır.

 Ayrıntılar senin meselendir.

Ahmedinejad: Kurtuluşunuz İran'la Dostluktan Geçer

Ahmedinejad: Kurtuluşunuz İran'la Dostluktan Geçer

 

Ahmedinejad: Emperyalistlerin Kurtuluşu İran''la Dostluktan Geçer

 

 

 

Mehr Haber Ajansı''na göre, Fars Eyaleti’nin Zerrindeşt kentinde halka hitaben konuşan Ahmedinejad, zorba güçlerin çıkış yolunun İran’la dostluktan ve İran’ın nükleer hakkını resmiyette tanımaktan geçtiğini belirterek, İran’ın nükleer çalışmalarının barışçı olduğunu söyledi.

Ahmedinejad, milletlerin haklarına saygı gösterilmemesini, zorba ve emperyalist ülkelere münhasır bir özellik olduğunu belirterek, zorba ve güçlü devletlerin, askeri tehdit ve baskılarla şom arzu ve emellerini milletlere dayatacakları şeklinde yanlış bir tasavvur içinde olduklarını belirterek, “Zorbaların milletlere baskı dönemi sona ermiştir zira artık milletlerin gözü açılmış ve bağımsızlıklarının değerini biliyorlar” dedi.

Düşmanların İran’ın nükleer teknolojiden barış amaçlı yararlan ile her alanda ilerleme ve kalkınmasını önleyemeyeceklerini zira buna güçlerinin yetmeyeceğini belirten İran Cumhurbaşkanı, “Bugün insanlığın en büyük sorunu dünyaya hakim olan zorbacı anlayıştır” dedi.

Ahmedinejad Fars Eyaletine yaptığı ziyarette, Neyriz kentinde halka hitaben konuşmasında da, zorba devletlerin, her zaman, Allah’ın insanlara bir nimet olarak sunduğu, bilim ve teknolojiyi, zayıf milletlere karşı baskı ve sulta kurmak için kullandıklarını vurgulayarak, “süper ve zorba güçler, bu nimetleri, milletleri fakir ve geri bırakmak, savaştırmak, ilerleme ve kalkınmasını önlemek için tekellerinde tutmaktalar” dedi.

İslami İran Cumhurbaşkanı, Amerikan istihbarat kuruluşlarına ait gizli işkence yerleri ve cezaevlerinin dünyanın bir çok bölgesinde ortaya çıkarılması ile teknolojiyi sultacı siyasetleri için kullanan güçlerin, bütün bu imkanları, şom hedefleri için yararlandıklarını ve milletlere zulüm için kullandıklarını söyledi.

İslami İran’ın bağımsızlık yanlısı ülkeler ile mazlumların destekçisi olduğunu söyleyen Ahmedinejad, İran halkının asla zorbalığı kabul etmeyeceğini ve emperyalist ülkelerle yaşanan sorunun temelinde de, İran’ın bağımsızlık için verdiği mücadelenin ve kararlılığının bulunduğunu söyledi.

« Önceki :: Sonraki »
Blogcu ile yapıldı