< AGABEY - Blogcu - Sayfa 3 agabeyim61



SiTEYE HOS GELDiNiZ

SiTEYE HOS GELDiNiZ

www.agabeyim61.blogcu.com


Arama Add to any service Powered by MyPagerank.Net Powered by MyPagerank.Net

DTP, Bursa İl Başkanı tutuklandı

DTP, Bursa İl Başkanı tutuklandı

 

Nevruz'da bölücübaşı lehine slogan attıkları iddiasıyla gözaltına alınan Bursa DTP İl Başkanı tutuklandı.

 

Bursa kent merkezinde gözaltına alınan DTP İl Başkanı Hüseyin Diken'in de aralarında bulunduğu 9 kişi bugün sabah saatlerinde Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edildiler. Savcılık, şüphelilerden 8'ini tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk ederken, bir kişiyi serbest bıraktı.

Emniyet Müdürlüğü, Gökdere Meydanı'ndaki miting esnasında bölücübaşı lehine slogan attıkları kamera görüntüleriyle tespit edilen kişiler hakkında, Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatıyla soruşturma başlattı. Yaklaşık 20 gün süren soruşturma sonunda görüntülerden kimlikleri belirlenen kişiler gözaltına alındılar.

Mahkemede sorgulaması yapılan İl Başkanı Hüseyin Diken, Vedat C. Tayfur Ç. Adil S., Fuat S. Türkan K. Emine K. ve Neşe Y; ."Suç ve suçluyu övmek, terör örgütü lideri hakkında slogan atıp, pankart açmak" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çevik Kuvvet ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelileri H Tipi ve E Tipi Cezaevi'ne teslim etti. Gözaltındaki 10 kişinin ise yarın adliyeye sevk edileceği belirtildi.

Bu seçim Anayasa Mahkemesi'nden döner

Bu seçim Anayasa Mahkemesi'nden döner

 

367 POLEMİĞİ

 

Burhan Kuzu: Bugüne kadar yapılan seçimlerde Meclis tutanaklarına baktığımızda 367 oy ile ilgili herhangi bir hukuki sorunla karşılışlmamıştır. bu Tamamen Tayyip Erdoğan'a güçlük çıkarmaya dönük bir iddiadır. Karşı taraf uzlaşmadan b.ahsediyor ama bir taraftanda sayın Erdoğan için kesinlikle olmamalı diyerek tahrik ediyorlar bu durumda nasıl bir uzlaşma olabilir ki. Bence  'Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasını istiyorlar gibi geliyor.

 

Sabih Kanadoğlu: Karar sayısı için 367 gerekiyorsa toplantı sayısı için 367'den az bir sayı olması mümkün değildir. TBMM'deki cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 sayısı bulunamazsa 2. tura geçemez. Bunun aksisi dayatma olur.

 

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özök: Bu tartışma Tayyip beyin yanındaysan özgürlükçüsün değilsen özgürlüklerden yeni açılımlardan yana değilsin gibi bir noktaya çekildi. Bence Tayyip Erdoğan hiç de özgürlükçü bir kişilik değildir. Sabih Kanadoğlu eğer Erdoğan'a bişey diyecekse doğrudan çıkar söyler öyle başka mazeretler aramaz. 367'nin hukuki bir zemini vardır ve Sabih bey bu yüzden 367 demiştir.

 

DOKUNULMAZLIK POLEMİĞİ

 

 Sabih Kanadoğlu: Hiçbir demokratik ülkede yolsuzluktan suçlanan biri biri Başbakan, Maliye bakanı olamaz. Ama bizde dokunulmazlığa sığınıp oluyorlar malesef.

 

Burhan Kuzu: Muhalefet partisinde belediye başkanlığı yapmış vekiller de yolsuzlukla suçlanıyor. Ben hukukun sağlam ayaklarla oturmadığı bir ülkede dokunulmazlığın kaldırılmasına karşıyım 

 

YÖK MÜ HAKLI AKP' Mİ?

 

YÖK eski başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam:  Rektörler Komitesi'nin hiçbir yasal dayanağı yoktur. Üniversiteler adına açıklama yapamazlar. Toplanıp sanki bütün üniversitelerin görüşüymüş gibi açıklama yapıyorlar. Bu yanlış. 28 şubattan sonra başladı ve Teziç de devam ettiriyor. Sokaklara çıkarak bağırararak bu mesele çözülemez

 

ALİ SİRMEN: Böylesi bir konuda her kesimin söz hakkı vardır. Demokratik bir ortamda her kurum bu konuda görüş bildirebilmelidir.

 

SABİH KANADOĞLU: Topluma yön vermesi gereken üniversiteler tabi ki bu konu hakkında görüş bildirmelidir.

 

TBMM BAŞKANI BÜLENT ARINÇ TELEFONLA BAĞLANDI

 

ARINÇ: Ben içtüzüğe baktığımda Kanadoğlu'nun iddiasına dönük bişeye rastlamadım bugüne kadar. Vahim olan kanadoğlu'nun bir hukuk adamı olarak samimiyetle bu iddiaları gündeme getirmesidir.

 

Kanadoğlu: Vahim olan seçilmiş bir cumhurbaşkanının Anayasa mahkemesinin kararıyla tekrar indirilecek olmasıdır. Böyle bir seçim yapılırsa Anayasa Mahkemesi'nden dönecektir.

 

Burhan Kuzu: Bu anlayışla uzlaşı falan olmaz. 4 yıl Başbakanlık yapmış birine ağır ithamlarda bulunarak uzlaşıdan falan bahsetmek mümkün değildir.

"Köşk Savaşı"nda son durum

"Köşk Savaşı"nda son durum

 

AKP ve CHP başta olmak üzere Ankara’da taraflar, strateji planlarını anayasa üzerine kuruyor.

 

 

Cumhurbaşkanlığı adaylık başvurularının başlayacağı 16 Nisan tarihine 8 gün kala, köşk savaşının iki aktörü AKP ve CHP başta olmak üzere Ankara’da taraflar, strateji planlarını anayasa üzerine kuruyor. TBMM kulislerinde, “anayasa, siyasetin en çok okunan kitabı oldu" yorumları yapılıyor.

ANKA, cumhurbaşkanlığı seçim süreci ile ilgili iddialar ve karşı tezlerle kulislerde konuşulanları bir araya getirdi.
     
     KAPIYI KANADOĞLU AÇTI

Anayasal tartışmaların kapısını, Fazilet Partisi’nin (FP) Refah Partisi’nin devamı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nden kapatılmasını talep eden Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu açtı. Kanadoğlu, “Anayasa’ya göre, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüşmelere başlanması için 367 milletvekilinin bulunması şarttır" tezini ortaya attı.
      
    
TEZİÇ DESTEK VERDİ

 Kanadoğlu’nun tezine destek veren YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, Anayasa’nın cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin 102. maddesini dayanak göstererek, “367+meclis başkanı 368 kişi bulunması gerek" görüşünü dile getirdi.
     
     CHP: 10 DAKİKADA GİDERİZ

CHP de, “367 şartının anayasanın amir hükmü" olduğunu belirterek, bu sayıya ulaşılmaması halinde ilk turun ardından “10 dakika içinde", “anayasada belirtilen koşulların yerine getirilmediği" gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini açıkladı.
     
     “ALTIN" SANDALYELER

367 şartının ardından taraflar, sandalye hesaplarına da başladı. AKP’nin 3 milletvekili bulunuyor. TBMM Başkanı Bülent Arınç oy kullanamıyor. Bu durumda AKP’nin 14 milletvekiline ihtiyacı bulunuyor. 1 milletvekiline sahip CHP, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olması ya da uzlaşma olmadan AKP’nin bir isim belirlemesi durumunda, oylamalara katılmayacağını açıkladı. Buna göre, CHP, muhalif vekilleri dahil ilk tura katılmayacak.

Ancak bu noktada, Anavatan partisi ve DYP ile bağımsız ve diğer siyasi partiler önem kazanıyor.

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu ile DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın, YÖK Başkanı Teziç’e tepki göstermesi, iki partinin ilk tura katılabileceği ihtimalini akıllara getiriyor. Anavatan’ın 19, DYP’nin ise 4 sandalyesi bulunuyor. Anavatan ve DYP’nin ilk tura katılması durumunda AKP, muhalefetin tezinin temelini oluşturan 367 rakamına rahatlıkla ulaşıyor.
     
     ARINÇ: 184’Ü BULURSAM AÇARIM

Kulislerde TBMM Başkanı Arınç’ın, takdir yetkisini kullanarak yoklama istemeyecebileceği, böylece muhalefetin 367 tezinin hayata geçirilmesine engel olabileceği konuşuluyor.

 Ancak Arınç, tartışmayla ilgili kesin görüşünü, Kanadoğlu’nun açıklamasının hemen ardından "184’ü bulunca toplantıyı açarım, oylamaya başlarım, oylamada 367’yi ararım" şeklinde dile getirmiş, izleyeceği tavrı belli etmişti.
     
     AKP: 184 YETER
 
AKP’de de, 367 şartının “zorlama" olduğu görüşü dile getirilerek, Anayasa’nın 96. maddesine göndermede bulunuluyor ve “üye tam sayısının üçte birine" denk gelen 184 rakamının yeterli olacağı savunuluyor. AKP, 367 rakamının aranmaması tezine örnek olarak Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığına seçilmesi sürecini gösteriyor. Özal’ın seçildiği dönemde TBMM’de 450 milletvekili bulunuyordu, oylamaya 285 milletvekili katılmış, Özal 263 oyla cumhurbaşkanı seçilmişti. CHP ise, Özal’ın örnek gösterilmesine “kötü misal emsal olmaz" diyerek karşı çıkıyor.

AKP’de, 367 şartı ile ilgili olarak "Anayasa Mahkemesi’nden CHP’nin tezi doğrultusunda karar çıkmayacağı ve sürecin normal işleyeceği" görüşü de dile getiriliyor.
     
     CHP, CİNDORUK’UN İDDİASINI DA DEĞERLENDİRİYOR

CHP, TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un, Erdoğan’ın “Yargıtay’dan kesinleşmiş 10 aylık mahkumiyet kararını dayanak göstererek, konunun CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürebileceğine" işaret etmesini de değerlendiriyor.

Cindoruk, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), “sözkonusu mahkumiyet kararının Erdoğan’ın milletvekili olmasına engel teşkil etmediği" yönündeki kararının, “kamu hukukunu bağlayıcı niteliği bulunmadığını" savundu. Cindoruk, Yargıtay’ın kararındaki “laiklik, rejim, cumhuriyet karşıtlığı" tespitine dikkat çekerken, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararın "Erdoğan’ın milletvekili ve dolayısıyla cumhurbaşkanı seçilme yeterliliğinin önünde engel olup olmayacağı" yönünden incelemesinin yerinde olacağını savunuyor.
     
     CHP, ÜÇ ANAYASAYI İNCELEDİ

Bu süreçler AKP lehine işlese ve Erdoğan cumhurbaşkanı seçilse de, CHP, yine anayasaya dayanarak “son stratejisini" harekete geçirecek.

 1924, 1961 ve 1982 anayasalarını ayrıntılı olarak ele alan CHP’nin incelemelerine göre, 1924 Anayasası’nda “cumhurbaşkanlığı makamı, sorumsuzluğun yanı sıra milletvekilliği dokunulmazlığını" da içeriyor. Bu durum, cumhurbaşkanı seçilmeden önceki dönemi de dokunulmazlık kapsamına sokuyor.

Ancak 1961 ve 1982 anayasalarında 1924 anayasasındakine benzer “ikinci zırh" bulunmuyor. CHP’ye göre, “mevcut anayasada, cumhurbaşkanı sorumsuzluğu, kişinin cumhurbaşkanı seçildiği tarihten itibaren ileriye dönük olarak" başlıyor. Bu nedenle CHP, Erdoğan, Çankaya Köşkü’ne çıksa dahi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin başta “kalpazanlık" olmak üzere hakkındaki suçlamalar nedeniyle Akbil davası sanıkları arasında yer almasını yeni Meclis’in gündemine getirme kararlılığında. CHP, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olsa da yargılanabileceği üzerinde duruyor ancak bu stratejinin de uygulamaya konması, yeni Meclis’teki sandalye dağılımına bağlı gözüküyor.

« Önceki :: Sonraki »
Blogcu ile yapıldı