< AGABEY - Blogcu - Sayfa 4 agabeyim61



SiTEYE HOS GELDiNiZ

SiTEYE HOS GELDiNiZ

www.agabeyim61.blogcu.com


Arama Add to any service Powered by MyPagerank.Net Powered by MyPagerank.Net

Çankaya seçimi yargıda biter!

Çankaya seçimi yargıda biter!

 

Milliyet Gazetesi Başyazarı Güneri Cıvaoğlu'nun köşe yazısı

 

 

Gözler askerdeyken, vuruşu, YÖK yaptı. Cumhurbaşkanı seçimi için Meclis "toplanma sayısının 367 olması gerektiğini" açıkladı.
AKP'nin Meclis'teki milletvekili sayısı bu çıtanın altında; 354... Başkan Arınç oy kullanamadığı için 353.
Oysa, AKP'nin görüşü "toplanma sayısının 184, karar sayısının ise 138 olduğu" yolunda. Rektörlerin "oybirliği" ile "toplanma sayısı için 367" uyarısı, kafalarındaki kurguyu bozdu.
Türkiye'deki bütün rektörlerin tek ses halinde "Anayasa uyarısında bulunmalarının" ağırlığı vardır. Eğer AKP, Meclis'i, cumhurbaşkanı oylaması için 367'nin altında sayıyla açarsa, daha sonucu beklemeden CHP Anayasa Mahkemesi'ne girebilir. Aynı girişimi bu koşullarda cumhurbaşkanı seçilmesi halinde de yapabilir.

Anayasa aritmetiği
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Necmi Yüzbaşıoğlu dün sabah CNN Türk'te Yiğit Bulut'a özetle şöyle diyordu.
"Anayasa'nın 96. maddesine göre kanun görüşmelerinde -Anayasa'ca ve başkaca hüküm yoksa- toplanma için 184, karar için 138 yeter sayılardır. Maddede yer alan -başkaca hüküm yoksa- kaydı önemlidir. Çünkü cumhurbaşkanı seçimi için Anayasa'nın 102. maddesi özel hüküm koyar. O maddede, 'Cumhurbaşkanı seçimi için ilk turda 367 oy gerektiği' öngörülüyor. O halde toplanma için de en az yeter sayı 367 olmalı. Aksi halde, cumhurbaşkanı seçmek için 367 oy gerekirken Meclis nasıl 184 mevcutla toplanır? Böyle çarpık mantık ve böyle yorum olmaz."

Yüce yargıda biter
Buna rağmen 367'nin altında sayıyla toplanıp cumhurbaşkanı seçilirse ne olur?
Rektörlere ve Dekan Yüzbaşıoğlu'na göre bu seçimi Anayasa Mahkemesi'nin iptal etmesi gerekir. Çünkü, hukuk hiyerarşisinde, özel hüküm, genel hükmün önündedir. Anayasa Mahkemesi, AKP'nin Erdoğan ya da onun göstereceği bir adayın cumhurbaşkanlığını iptal ederse, Türkiye'nin derhal seçime gitmesi gerekiyor.
Seçime kadar da cumhurbaşkanlığına vekâlet edecek şahıs, sanılanın tersine, Meclis Başkanı Arınç değildir. Anayasa'ya göre eski cumhurbaşkanı göreve devam eder.

SON SÖZ

Elbette... Rektörler bir yüce yargı organı değil. Karar veremez. Sadece ağırlıklı bir uyarı yapmıştır. AKP bunu dinlemeyebilir. Bildiğini okuyabilir.
Ama sonucu, hem AKP hem de Türkiye için risktir. Uzun sürecek bir belirsizlik dönemi, Türkiye'de ekonomiyi de temelinden sarsabilir.
Bu durumda...
Ortada iki yol kalıyor. Birinci yol, sağduyunun işaret ettiği, "Cumhurbaşkanının büyük uzlaşmayla seçilmesidir." O zaman CHP de TBMM salonuna gelir. İkincisi ise, oy kullanabilir 353 milletvekiline sahip AKP'nin salona 15 milletvekili daha sokmak çabasını göstermesidir. Anavatan'dan ve bağımsızlardan, hatta DYP'den bu sayıyı derlemesi de çok uzak olasılık değil

Merkez sağda birleşme sinyali

Merkez sağda birleşme sinyali



CUMHURBAŞKANLIĞI seçimi tartışmaları arasında geçen hafta kamuoyunun gündeminde sıradan görülen bir buluşma gerçekleşti.

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Ömer Abuşoğlu’nun ölümü nedeniyle Erkan Mumcu’yu ziyaret etti.

Bir saat süren ziyaret bugüne kadarki en sıcak görüşme diye yorumlandı.

Bu buluşmada, çok ilginç konuşmalar yapılıp ilginç kararlar alındı.

Özellikle Ağar’da önemli yumuşama olduğunu gösteren bu kararların sonuçlarının çok hızlı gelişebileceği kanısındayım.

Peki ne konuşuldu, ne karar alındı?

ELEŞTİRİYE SON

Öncelikle bu buluşma da DYP Genel Başkan Yardımcısı Serdar Tosun’un ölümü nedeniyle Mumcu’nun Ağar’a yaptığı ziyaret gibi duygusal bir ortamda gerçekleşti.

Şu da görünüyor ki bu iki ölümle gelen iki buluşma, iki liderin birbirine oldukça yakınlaşmasını sağlayan zemini oluşturmuş.

Aynı kulvarda yarışıyor olmaktan kaynaklanan nedenlerle her iki partinin birbirlerine karşı zaman zaman yıpratıcı eleştiriler yaptığı bir gerçek.

Buluşmada ilk olarak bunun üzerinde duruldu ve "Buna son verme" mutabakatı sağlandı.

Bu önemli bir adım olarak görülmeli.

Ancak iki lider, bundan da öteye geçti.

Ağar, iki partinin klasik siyasi söylemin dışına çıkarak, kardeş olmasında yarar bulunduğunu söyledi.

Mumcu, "memnuniyetle" karşılayınca ortaya kardeş parti anlayışı da çıktı.

Buluşmada bütün bunlar uzun değerlendirmelere de neden olmadı.

Aslında güncel konular kısa zaman aldı; ama belirttiğim gibi aşağıda da devam edeceğim önemli sonuçlar doğurdu.

İKİLİ BULUŞMA

İki genel başkan, merkez sağdaki bütünleşme/birleşme taleplerinin toplumun beklentisini/merakını oluşturduğu; ancak konuyu ikisi dışında herkesin konuştuğu üzerinde de bir anlayış birliğine ulaştılar.

Gerçekten de asıl konuşması gereken iki lider, bu amaçla hiç bir araya gelmemişti.

Ama, bunun artık çok yakın olduğunu rahatlıkla söylemek olası.

Çünkü, iki lider de AKP’nin bir dönem daha iktidar olması halinde ortaya kabus senaryoları çıkacağı anlayışında.

Türkiye’nin kábus ortamına düşmemesi için ise ilk görevin kendilerinde olduğunu ifade eden Ağar ve Mumcu, toplumun merakını/beklentisini gidermeye çalışacaklar; ama bunun önünde bazı engeller de yok değil.

Yine de iki partideki koltuk sevdalıları gelişmeleri sabote etmezse, aşılmayacak bir sorun olmadığı görülüyor.

Bugünden itibaren iki partide karşılıklı adımlar atılabilir.

Örneğin DYP, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, genel seçimi de düşündüğünü göstermek için 28 Nisan’da Bursa’da büyük bir mitinge hazırlanıyor.

Anavatan, DYP’nin bu gövde gösterisine destek verirse ilginç olmaz mı?

Doğrusu; bana, olmayacak bir gelişme gibi görünmüyor.

Cudi ve Gabar'da 'Sıcak temas'

Cudi ve Gabar'da 'Sıcak temas'



Şırnak'ta 3 güvenlik görevlisini şehit olduğu Cudi, Gabar, Besta dağları ve Bestler- Dereler Bölgesi'nde hava destekli ve köy korucularının da katıldığı operasyon sürdürülüyor. Şırnak Tümen Komutanlığı'na bağlı 2 tugay ile komandoların katıldığı operasyonlarda Besta Dağı'nın Yeditepe mevkiinde teröristlerle ‘sıcak temas' sağlandığı ve çatışmaları sürdüğü belirtildi. Bu sabah saatlerinde bölgeye 10 helikopterle komandoların indirilirken operasyona binlerce askerin katıldığı belirtildi.

CUDİ VE GABAR ÖNCESİ NELER YAŞANDI...

TÜRK Silahlı Kuvvetleri, son 2 gün içinde 7 güvenlik görevlisini şehit olduğu, Bingöl, Tunceli ve Şırnak'ta kapsamlı operasyon başlattı. Hava destekli sürdürülen operasyonlarda PKK'lı teröristlerle sıcak temasın sağlandığı Pülümür'de 3 terörist öldürüldü. Tunceli'de dün çıkan çatışmada öldürülen DHKP-C’li 4 terörist ardından örgütün örgütün Türkiye sözde Askeri Kanat Sorumlusu Cengizhan Pilav sağ olarak yakalandı. Pilav'ın cezaevindeki açlık grevleri sırasında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedildiği ortaya çıktı.

Tunceli 4'ncü Komando Tugay Komutanlığı, Hozat 51'inci Motorlu Tugay Komutanlığı, Bingöl 49'uncu İç Güvenlik Tugay Komutanlığı, Bingöl Jandarma Komutanlığı'ndan yaklaşık 13 bin askerin katıldığı operasyonda bugün Pülümür'ün Kızılmescit Bölgesi'nde sıcak temas sağlanan PKK'lı teröristlerden 3’ü öldürüldü. Yaklaşık 30 kişilik PKK'lı terörist grubun olduğunu belirlendiği bölge Tunceli'den kalkan 2 Kobra helikopter tarafından bombalanıyor. Askeri yetkililer, Pülümür, Nazimiye ve Yayladere bölgesindeki operasyonların tüm hızıyla sürdüğünü, teröristlerle zaman zaman sağlanan temaslarda çatışmaların yaşandığını belirtti.

Terör örgütü PKK’nın sözde askeri kanat sorumlusu ‘Dr. Bahoz Erdal' kod adlı Hüseyin Feyman ile örgütün sözde Dersim Eyalet Komutanı ‘Baver' kod adlı Süleyman Şahin ile yaptığı telsiz konuşmasında saldırı talimatı vedi. Terörist Feyman, telsiz talimatında, “Artık her birim istediği eylemi yapabilir. Bu konuda bütün arkadaşları uyarın. Başkan Apo'ya yapılan saldırılar asla karşılıksız kalmayacak. Başkanımız zehirlenerek öldürülmek isteniyor. Bu durumda herkes üstüne düşen görevi yapacak'' dedi. Buna karşılık olarak terörist Şahin, “Başkanımızı zehirlemek bizi zehirlemek anlamına geliyor, gereken cevap verilecek. Dersim'i başlarına yıkacağız. Hepsi görsen şimdi neler olacak, her türlü eylemi yapacağız'' dedi.

Şifreli yapılan bu görüşmenin güvenlik güçleri tarafından deşifre edildiği belirtilen konuşmalarında örgüt sorumluları arasında da, “Artık her birim kendi inisiyatifi ile istediği eylemi yapabilir, eylem yapmak için grupları serbest bırakın. Eylem yapmak için onay almalarına gerek yok, askerle karşılaştığınız yerde eyleminizi anında yapın. Uzaktan kumandalı bombalı saldırılar arttırılsın ve fedai eylemleri için bütün birimler harekete geçsin'' konuşmalarının geçtiği tespit edildi.
     
DHKP-C SORUMLUSU YAKALANDI

 Tunceli'nin Hozat İlçesi kırsal kesiminde dün güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 2'si kadın DHKP-C'li 4 terörist ölü ele geçirildi. Güvenlik güçleri sürdürdükleri operasyonda örgütün sözde silahlı kanat sorumlusu olan Cengizhan Pilav’ı sağ olarak ele geçirildi. Pilav'ın 2002 yılında cezaevinde ölüm orucu eylemi sırasında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedildiği öğrenildi. Pilav'ın aftan sonra Yunanistan'a kaçtığı ve burada eğitim aldıktan sonra geçen yıl 6 teröristle birlikte Tunceli kırsal kesimine geldiği belirtildi. Gözaltına alınan Pilav’ın sorgusunun sürdürülüyor.

« Önceki :: Sonraki »
Blogcu ile yapıldı